Top Ad

    Yazılarım

    Futbolda Altyapı Modellemesi

    Yazan
    Kategori Yazılarım
    Perşembe, 17 Ekim 2019 20:56
    Öğeyi Oyla
    (6 oy)
    Futbolda Altyapı Eğitimi Futbol Altyapı Eğitimi, futbola dair yetilerin hangi yaş kategorisinde, hangi metotlarla ve ne yoğunlukta geliştirileceği ile ilgili bir süreçtir. Altyapı sporcularının, profesyonel birer sporcu olma çağına gelinceye kadar teknik, taktik, motorik, psikolojik ve sosyolojik eğitimlerini tam olarak almış olmaları gerekir. Bu özelliklerin sadece bir tanesinin bile eksik olması, ilerleyen dönemde belki de elit seviyeye ulaşabilecek sporcuların, belli bir seviyede tıkanmasına sebep olmaktadır. Çocuk yaşta futbola başlamış sporcularda ilk geliştirilmesi gereken unsur futbola özgü (pas alma ve verme, top kontrolü, top sürme vb. ) temel teknik becerilerdir. Küçük yaşlarda futbola özgü bu becerilerin sporcular tarafından kazanılmış olması önemli bir temel basamak oluşturur. Küçük yaş kategorilerinde çocukların mümkün olduğu kadar fazla şekilde topla teması sağlanmalı. Hatta ısınma bile top ile yapılmalıdır. Aynı zamanda futbola özgü teknik becerilerin çalışılması temel anlamda koordinatif özelliklerin gelişimine de katkı sağlamaktadır. aliozgel.com --- Facebook : Futbol Eğitmeni --- You Tube : Ali ÖZGEL Futbola özgü Temel teknik becerilerin çalışılması sırasında sporcunun kazanmış olduğu vücut – top ilişkisini daha da ileri taşımak için, teknik becerilerini geliştirmiş oyunculara özel, koordinasyon çalışmaları yaptırmak gerekir. Koordinasyon “gelişen duruma göre karar verebilme ve vücudun uzuvlarını bu karar doğrultusunda (kol, bacak, ayak vb. )aynı amaca yönelik hareket ettirebilme yetisi olarak tanımlayabiliriz. Bilimsel deyişle ise koordinasyon, merkezi sinir sistemi ile iskelet kaslarının amaçlı bir hareket için ortak olarak çalışması ve istenilen hareketin gerçekleştirilmesi olarak tanımlanır. Gelişim aşamasındaki sporcuların yeteneklerini baskı altında da sergileyebilmeleri koordinasyonlarının gelişimine bağlıdır. Çünkü müsabaka sürecinde salt yetenek, yardımcı öğeler olmadan bir anlam ifade etmez. Örneğin; koşan oyuncu ile duran oyuncuya atılacak paslar farklılık gösterdiği gibi baskı altındayken atılacak şut ile rahat pozisyondayken atılacak şut, vücut kompozisyonu açısından farklılık gösterir. Bu tür gelişen farklı durumlara göre yeteneğin sergilenebiliyor olması koordinasyonun teknik üzerinde ne kadar etkili rol oynadığının bir göstergesidir. Sporcunun koordinasyonunu Motorik özelliklerin ( Kuvvet, Dayanıklılık, Sürat, Denge, Çeviklik vb. ) gelişmişliği belirler. Yaygın bir kanaat olarak (katılmadığımı da belirtmek isterim ) küçük yaş sporcularına kuvvet, dayanıklılık, sürat gibi çalışmaların yaptırılmaması gerektiği ile ilgili düşüncenin, sığ düşünce olduğunu belirtmek isterim. İnsanoğlu her yaşta kuvvete, dayanıklılığa, çevikliğe, sürate vb. özelliklere ihtiyaç duyar. 1 yaş civarında yürümeyi öğrenmek için, 6 – 12 yaş arası oyun oynayabilmek için, 13 – 18 yaş arası elit bir sporcu olma yolunda adım atabilmek için kişi motorik özelliklere ihtiyaç duyar. Bu çalışmalar her dönemde sporcuya yaptırılabilir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken noktalar çalışmanın süresi ve şiddeti gibi etkenlerdir. Örneğin bir ilkokul öğrencisine (6 – 10 yaş sporcusuna ) seksek oynama, ip atlama demek onun yaşının gerektirdiği motorik özellikleri kazanamamasına sebep olur. Diğer taraftan Bahsettiğimiz bu oyunlar birer kuvvet, çeviklik, denge gelişimini meydana getirecek antrenman şekilleridir. Kısacası sporcuların yaşlarının gerektirdiği motorik özelliklere sahip olmaları sonucunu doğuracak olan davranışlardır. Sözün özü motorik özelliklerin gelişmişliği, koordinasyon üzerinde büyük etkiye sahiptir. Temel teknik becerilerin ve koordinasyonun kazanılması bireysel olarak sporcunun gelişimini sağlar. Bu aşamaya gelmiş sporcuları aynı amaca yöneltecek şey taktik becerilerdir. Taktik beceri, bir grubun aynı amaca yönelik olarak sergilemeleri gereken hareketler toplamıdır, diyebiliriz. aliozgel.com --- Facebook : Futbol Eğitmeni --- You Tube : Ali ÖZGEL Kendisinin teknik ve koordinatif yetilerini üst seviyeye getirerek bireysel anlamda oyun oynama becerilerine ulaşmış oyuncuların bu becerilerini takım bütünlüğü içerisinde sergilemesi gerekir. Bu bütünlük içerisinde her oyuncuya biçilen rol farklılık gösterir. Bu rol sporcunun fiziksel görünüşü, motorik özelliklerinin ( hız, dayanıklılık, kuvvet, denge, esneklik ) seviyesi, temel teknik becerilerin düzeyi gibi faktörler tarafından belirlenir. Örneğin süratli oyuncuları kanatta, teknik becerileri yüksek olanları orta sahada, Kuvvetli oyuncuları defansta değerlendirmek, sporcudan beklenen taktik becerilerin daha uygulanabilir olmasını sağlayabilir (Antrenörün bakış açısına göre değişiklik gösterir ). Taktik beceriler birçok kişi tarafından sporcunun baskılanması gibi algılanmaktadır. Unutmamalıyız ki; takım oyunları mutlak bir bütünlük içerisinde oynanmalıdır. Bütünlüğün olmadığı yerde takım birlikteliğinden söz etmek düşünülemez. Peki taktiğin içerisinde yetenek nasıl yer alır diye soracak olursak cevaben şöyle diyebiliriz. Taktik, antrenörün belirlediği bir gidiş yoludur. Nasıl gidildiği ise oyuncunun yeteneğidir. Daha somut ifadeyle pasın nereye atılacağı taktik, pasın şiddeti, varış yeri ve topa vuruş şekli yeteneği gösterir. Zaten yukarıda da bahsettiğimiz gibi yetenek temelli olmayan taktiğin uygulanabilirliği yoktur. aliozgel.com --- Facebook : Futbol Eğitmeni --- You Tube Ali ÖZGEL Futbolu sadece ayakla topa vurmaktan ya da koşmaktan ibaret zanneden meslektaşlarımız ya da sporculara şunu söylemek gerekirse, yukarıda bahsedilen konular oyuncunun tam olarak yetiştiğini ya da futbolu oynayacak olgunluğa geldiğini göstermez. Teknik, taktik ve motorik özellikleri tam olarak bünyesinde bulunduran sporcu amatör futbol için biçilmiş kaftan olmasına rağmen profesyonel yaşam için yeterli değildir. Psikolojik ve sosyolojik eğitim oyuncuda günümüz profesyonel futboluna uyum açısından çok önemli bir yer tutmaktadır. Profesyonel futbolda duygulara çok fazla yer olmadığı ve hatta sosyolojik olarak sporcunun bulunulan şehrin ve takımın yapısına uyumu ne kadar çabuk içselleştirdiği, başarının gelmesinde önemli bir kriter olarak karşımıza çıkmaktadır. Psikoloji dış etmenlere karşı (faul, kötü tezahürat, hava şartları, saha şartları vb.) sporcunun hal, hareket ve davranışlarında ki sergilediği tutumunu belirler. Kendisine yapılan bir faul ya da kötü tezahürat sonucunda oyundan düşen sporcular görürüz. Değişen ve gelişen günümüz futbolunda stad ambiyansları oyuncular ve oyun üzerinde bir hayli etkili olabilmektedir. Futbol severlerin hatırlayacağı çarpıcı bir örnekle devam edelim. 26.09.2017 Salı günü Beşiktaş Vodafone Park’ta oynanan Bjk vs Leipzig maçını tüm futbol severler hatırlar. O maçta öyle bir gürültü çıkmıştı ki rakip takımın 10 numaralı yıldız oyuncusu Timo Werner maç esnasında kulaklarını tıkamak zorunda kalmış ve performans sergileyememişti. Normal şartlarda yüksek performanslarına alıştığımız oyuncu o maçta kaçırdığı goller ve yaptığı hatalı paslarla hafızalarda yer etmişti. Profesyonel bir oyuncudan her ne şart ya da durumda olursa olsun aynı performansı sergilemesini beklersiniz. Profesyonelliğin kelime anlamlarından biride budur. aliozgel.com --- Facebook : Futbol Eğitmeni --- You Tube : Ali ÖZGEL Günümüz dünyasında yazılı ve görsel basın hemen hemen her yere ulaşabilmektedir. İnsanlar dünyanın bir diğer ucundaki futbol müsabakasından anında haberdar olmakta ya da maç esnasında stattaymış gibi izleyebilmektedir. Dolayısıyla futbol kitleleri etkileyip arkasından sürükleyen bir olgu haline gelmiştir. Bahsedilen bu durumu göz önünde bulunduracak olursak futbol, kitlelere anında nasıl ulaşıyorsa futbolcu davranışları da toplumlarda anında değişik etkiler meydana getirebilmektedir. Futbolcular yetenekleri sayesinde toplumda çok büyük kabul görürler. Özellikle genç yaştaki sporculara örnek teşkil ederler. Bundan dolayıdır ki sporcu toplumun içinden biri olarak toplumun değer yargılarına ve yaşayışına…

    Oyuncu yetiştirmek - Oyuncu geliştirmek

    Yazan
    Kategori Yazılarım
    Perşembe, 03 Ekim 2019 11:06
    Öğeyi Oyla
    (4 oy)
    Oyuncu Yetiştirmek ve Oyuncu Geliştirmek... Altyapıların görevi oyuncu yetiştirmektir. Bir sporcuyu futbola özgü becerilerle donatma ve bu donatılar sonucunda harekete geçirebilme işidir. İster belli bir yeteneğe sahip olarak isterse herhangi bir özelliğe sahip olmadan gelsin, çoçuğun ( sporcunun ) futbola özgü becerilerin öğretilme sürecine tabi tutulması gerekir. aliozgel.com — Facebook : Futbol Eğitmeni Özellikle her bir becerinin öğretilmesi gereken kritik dönemlerinde ( yaşlarında ) ele alınması elzemdir. Örneğin çocuktaki motorik özelliklerin ergenlikle beraber daha fazla ele alınarak geliştirilmesi gerekir. Testesteron salınımının vücutta kendini daha belirgin şekilde gösterdiği bu dönemde, kas ve kemik kitlesindeki artışın, futbola özgü kuvvet, sürat ve dayanıklılık becerilerine yönelik antrene edilmesi gerekir. Bu kritik dönemde bahsedilen yönlerde eğitilmeyen sporcuların ilerleyen dönemlerde bir çok sorunla karşılaşması kaçınılmaz bir sondur. Kısaca bahsettiğimiz bu eğitimler sonucunda yetişen ve bahsedilen yeterliliklere sahip oyuncuların üst yapılara aktarımının yapılması gerekir. aliozgel.com — Facebook : Futbol Eğitmeni A takımlarda, belli özelliklerle donatılmış oyuncuların bu özelliklerini geliştirme süreci başlar. Ülkemiz futbolunda A takım sürecinde altyapıdan gelen oyunculara süre verilmemesi ve bunun sebebinin de tam olarak hazır olmamalarının gösterilmesi doğru bir düşünce tarzı değildir. Altyapıdan çıkan oyuncudan anında A takım oyuncusu gibi performans göstermesi beklenemez. Bundan dolayıdır ki A takım teknik adamlarının sporcuyu geliştirme özelliklerini ortaya koymaları gerekir. Bu gelişimlerin A takıma adaptasyon, A takım seviyesinde taktik beceri, motorik özelliklerin A takım seviyesine çıkarılması gibi sonuçlar olarak kendini gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu tip teknik adamlara ve ortaya koydukları icraatlara birkaç örnek vermek gerekirse bunlardan ilki Pep Guardiola’nın Sterling’i bambaşka bir oyuncuya dönüştürmesini sayabiliriz. Ülkemizde ise buna Başakşehir takımında çalışırken Abdullah Avcı’nın Mahmut’un oyununu Milli takıma yükselebilecek kadar değiştirmesini ya da Şenol Güneş’in Dorukhan’ın oyununa etkisini sayabiliriz. Ne yazık ki ülke futbolunda bu tür teknik adamlara fazla rastlamıyor olmamız belki de yıldız olabilecek oyuncuların belli bir standardı geçememelerine bir süre sonra da alt liglerde kaybolup gitmelerine sebep oluyor. Dolayısıyla A takım teknik adamlarının oyuncu gelişimine de odaklanmaları ülke futboluna birçok gencin kazandırılma sürecini de hızlandıracaktır. Unutmayalım ki gelişim hayat boyu devam etmesi gereken, herhangi bir yaşla kısıtlanamaz bir süreçtir. aliozgel.com —- Facebook : Futbol Eğitmeni

    Yetenekli Oyuncu Kimdir ?

    Yazan
    Kategori Yazılarım
    Pazartesi, 23 Eylül 2019 22:48
    Öğeyi Oyla
    (4 oy)
    Futbolda yetenek kavramını iyi anladığımız kanaatinde değilim. Beni bu düşünceye sevk eden bir çok neden ve bir çok kişi mevcut. Yetenek denilince akla ilk olarak futbolda çalım atmak geliyor insanların aklına. Bu aşamada sormak gerekirse pas atmak, pas almak, top kontrolü, şut atmak vb. yapılan işler birer yetenek değil midir? Yetenek kelime anlamı ile “bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet” veya “Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite” olarak tanımlanır. Bu tanımlardan yola çıkacak olursak Yetenek bir kişinin doğru zamanda doğru işi yapabilme becerisidir. Doğru zamanda doğru iş yapmak, pozisyonun gerektirdiği becerileri ortaya koyabilmekten geçer. Futbolda her mevkiinin ve her pozisyonun gerektirdiği ayrı beceriler söz konusudur. Örneğin bir kanat oyuncusu çizgi kenarında ve üçüncü bölgede rakibi 1 * 1 yakaladığında çalımı denemesi gerekirken toplu ya da topsuz şekilde merkeze girdiği zaman daha başka davranışlar sergilemesi istenir. Peki yetenek çizgi kenarında, rakibi eksik yakaladığında yaptığı çalım mı yoksa içeri girip ters kanada attığı pas mıdır ? Bu yapılan davranışların her biri yetenektir. aliozgel.com -- Facebook : Futbol Eğitmeni Altyapılarda çok güzel çalım atan, hatta topu rakiplerine hiç kaptırmayan ve dahi kendi arkadaşlarına pas bile vermeden gole gidebilen oyuncular yetiştirmeye çalışmak, bu tarz oyuncuları ön plana çıkarmak, hem diğer çocukların haklarını gasp etmek, hem de takım oyununa ve bu oyunun ruhuna en büyük ihanetlerden biridir. Futbol asla bireysel bir oyun değildir. Aslen ön plana çıkarılacak oyuncular doğru zamanda, doğru yere, doğru pası veren ve doğru zamanda, doğru yerde pası alabilen, şut atabilen, doğru zamanda doğru yere koşu yapabilen oyunculardır. Tabiî ki çalım futbolun bir gerçeğidir ama bu gerçeği kişisel ego tatmini yerine takım yararı açısından (yerinde ve zamanında ) değerlendirmek önemlidir. Kaçırdığımız noktanın bu olduğu kanısındayım. Dün (22.09.2019 ) izlediğim Stadyum programında Ayhan AKMAN son zamanlarda futbolda yetenekli oyuncuların azaldığı konusuna değindi. Ona göre yetenekli oyuncu çalımla oyuncu eksiltebilen oyuncuymuş. Hatta daha da ileri gidip Alman milli Takımına değindi. Pozisyon futboluyla bir çok başarı elde etmelerine rağmen milli takımlarında yetenekli oyuncu bulunduramadıklarından bahsetti. Anlaşılan Premier Lig asist kıralı Mesut ÖZİL’i, ya da pas yüzdesi tavan yapmış bir İlkay GÜNDOĞAN’ı ya da forvet olmamasına rağmen bir çok gole imza atan Müller’i yetenek olarak görmüyor kendisi. aliozgel.com -- Facebook : Futbol Eğitmeni Peki kişiyi bu düşünceye sevk eden sebepler nelerdir diye kendime sorup, o kişileri de anlamaya çalıştığım zaman karşıma çıkan cevap şu oluyor. Futbol değişiyor. Futbolda sonuca gidebilmek için geçerli yollar eskiden farklıydı şimdi bambaşka. Eskiden Premier Lig’de orta sahalar es geçilir forvetlere atılan uzun paslar sonucunda dönen topa yapılan baskı sonucu gole gidilirdi. 2019 yılına geldiğimizde ise topa sahip olmaya yönelik geriden kurulan oyunları görürsünüz. Keza Alman futbolunda eskiler bilir mücadele gücü yüksek takımlar görürdük ve bu sayede sonuca gidilirdi. Futbolun içindeki herkeste bilir “Alman Panzerleri” lakabını bu mücadele gücünden dolayı almışlardır. Ama günümüzde Almanları izlediğinizde pozisyon futbolunu en iyi uygulayan takımları meydana getirmiş durumdalar. Bu düşünceler doğrultusunda günümüz futbolunda yeteneği, salt adam eksiltebilen oyuncu kavramı ile anlatmak yavan bir yorum olur. Futbol bir takım oyunudur ve bu oyunda birbirinden bağımsız yüzlerce pozisyonlarla karşı karşıya gelirsiniz. İşte bu yüzlerce birbirinden ayrı nitelikteki pozisyonlara vereceğiniz doğru cevap sizin yeteneğinizi gösterir. aliozgel.com -- Facebook : Futbol Eğitmeni

    Antrenör Tarzı

    Yazan
    Kategori Yazılarım
    Cumartesi, 21 Eylül 2019 20:24
    Öğeyi Oyla
    (3 oy)
    Tarzınız sebebiyle takdir görmek kadar güzel bir ödül yoktur... ( Johan CRUYFF ) Dünyanın en beğenilen antrenörlerini sayın desek ilk iki sıraya sanırım Guardiola ve Klopp yerleşir. Peki Guardiola ve Klopp’u diğerlerinden farklı kılan nedir ? Onların bu denli beğenilmelerinin altında yatan sebepler nelerdir diye sorduğumuzda, ikisinin de kendine has özelliklerinin oluşu karşımıza çıkar. Günümüz futbolunda her takım kanat atakları yapıyor, Guardiola takımları da, günümüzde her takım pres yapıyor, Klopp takımları da. Aslında futbolun dili her yerde aynıdır. Fakat hani yemek yapan ustanın el lezzeti diye bir şey var ya, o ufak tefek farklı dokunuşlarla yemeği diğerlerinden daha lezzetli hale getirir ya, Guardiola ve Klopp’un durumu da buna benziyor. aliozgel.com — Facebook : Futbol Eğitmeni Dedik ya her takım kanat varyasyonları deniyor diye işte Guardiola’nın takımlarının çok daha fazla pas alternatifi oluşturmaları kanat ataklarında diğerlerinden daha etkili sonuçlar almalarına sebep oluyor. Ataklarda merkez orta saha oyuncularının koşuları, kanat oyuncusunun topla ya da topsuz alan boşaltması, kanat oyuncusunun topla driblingi sonrasında en az 4 oyuncunun pozisyona destek vermesi Guardiola tarzını meydana getiriyor. Onun futbol anlayışında topla oynayan oyuncu değil topsuz diğer 10 oyuncu daha önemlidir. Diğer 10 oyuncunun nerede konuşlandığı, topa göre nasıl pozisyon aldığı önemlidir. Topsuz koşulara ve desteklere, alan boşaltmalara çok dikkat eder. Topun olduğu bölgeden ziyade topsuz alan çok daha fazla şey ifade eder Guardiola için. Bu tarzıdır Guardiola'yı meslektaşlarından ayıran. Bir röportajında şöyle söyler ; Seyirciler bizi kazandığımız için değil kazanmaya giden yolda göze hoş gelen futbol oynadığımız için seviyorlar. aliozgel.com — Facebook : Futbol Eğitmeni Klopp için de söyleyeceklerimiz var tabi. Press kavramı günümüz futbolunda önemli bir yer tutar. Bir çok antrenör 60 - 70 metre geri koşmamak için takımına ileri de press yaptırır. Adam adama, o an için karşısına kim gelirse, ya da pozisyonu icabı neredeyse o bölgede ki rakibine press uygulaması yapma yoluna gider takımlar. Ama Klopp bunu bir kaç adım ileri götürmüştür. Press kavramını farklı açılardan uygulamaya koymuştur. Şöyle ki onun press anlayışında rakibi önce yönlendirmek çok önemlidir. Kendi takımının daha etkili olabileceği alana rakibi yönlendirip orada baskıya başlar. Bu da onun takımlarına avantaj sağlar. Bir başka yöntemi ise topun kaybedildiği yerde şok baskı. Rakipler bir çok zaman topu kazandıklarına sevinemeden atağa çıkarken gördükleri baskı ve top kaybından dolayı kalelerinde gol görürler. Başka bir baskı çeşidi ise kademeli pressdir. Bir başkası da çoklu sıkıştırma. Bu konulara fazla değinmeyeceğim. Konumuzun özüne dönecek olursak bu antrenörlerin, yaptıkları işlerinde diğerlerinden farklı olarak kendi yorumlarını kattıklarını görürsünüz. Bu yorumlar onların bu işe ne kadar vakit harcayıp farklı şeyler ortaya koyduklarını gösteriyor bizlere. Onları diğerlerinden ayıran nokta belki de bu. Cruyff’un sözü aklımıza geliyor bu esnada. Bu antrenörler kazandıkları için mi yoksa kendi tarzlarıyla bir yerlere geldikleri için mi çok seviliyorlar? * Sizce ?

    Türk Futbolu üzerine bir deneme...

    Yazan
    Kategori Yazılarım
    Cumartesi, 15 Aralık 2018 09:50
    Öğeyi Oyla
    (5 oy)
    Futbolumuz adına bir deneme ... Senelerce formasını giydiğim Eskişehirspor bitme noktasında... Çok acı bir durum ama gerçek. Türk futbolunun çınarlarından biri batma noktasında. Neden mi ? yabancı sayısı. "Ne olmuş hocam yerlilerden daha ucuz yabancılar, bu yüzden takım mı batar " sözlerini duyar gibiyim. Yerlilerin fiyatını yükselten aç gözlü yöneticiler. "O almasın ben alayım " mantığı. 3 tür futbol ülkesi vardır. Üst düzey ( İngiltere, Almanya, İspanya ) Bunlar istediği kadar transfer yapabilirler. Hem altyapı hem de maddi olarak güçlü ülkelerdir. Aynı zamanda futbol gelenekleri de köklüdür. Sistem ülkeleridir bunlar. Orta düzey futbol ülkeleri (Türkiye, Romanya, Hırvatistan, Hollanda, Belçika vb.) Bu ülkeler başarıyı sadece altyapılarda jenerasyon yakalayıp elde edebilmişlerdir. Bu ülkelerde kaynaklar transfere yoğunlaşamaz. Yoğunlaştığı taktirde ki (Türkiye ve Romanya bu konuda örnektir ) ülke futbolu geriye gider ve hatta batar. Romanya en başarılı dönemini Hagi, Popescu, Mutu, Petrescu vb futbolcuları yetiştirerek yakalamıştır. Türkiye ise Okan Buruk, Hasan Şaş, Rüştü Reçber, Bülent Korkmaz, Tugay Kerimoğlu vb. gibi oyuncuları yetiştirerek hem milli takım hem kulüpler seviyesinde en büyük başarıları elde etmiştir. Öyleyse bu ülkelerin hem milli takım hem de kulüp bazında mali ve kupa başarıları yakalaması altyapıdan geçer. Galatasaray'ın en başarılı döneminde 3 yabancı görürsünüz. Ajax hiç dünya yıldızı satın almaz. Dünya yıldızı adayı olan oyuncuları alır parlatır ve satar. Bu düzenin devamını sağlayabilmiş orta düzey futbol takımlarının başında gelir. Alt seviye futbol ülkeleri ise kupa peşinde koşamazlar. Onların hedefleri yetiştirip oyuncu satmak ve çok azda olsa uluslar arası arenada ülke reklamı yapmaktır. Bilirsiniz biz hep Almanya'yı örnek almaya çalışırız ama futbolumuz asla o seviyeye gelmez. Çünkü şartlarımız eşit değildir. Çünkü hedefimiz üçüncü basamaktan onuncu basamağa fırlamaktır. Halbuki her basamak belkide kaç yıl alacak bir süreçtir. O Zaman Almanya olmak yerine Belçika olmalıyız, Hollanda olmalıyız. Kurtuluşumuz bence bu yoldan geçiyor.

    Yazılarım

    Futbolda Altyapı Modellemesi

    Futbolda Altyapı Modellemesi

      Futbolda Altyapı Eğitimi Futbol Altyapı Eğitimi, futbola dair yetilerin hangi yaş kategorisinde,...

    U 14 Haberleri

    2'de 2 yaptık...

    2'de 2 yaptık...

    U 14 ligimizin ikinci haftasında rakibimiz Altınsaban takımı oldu. Maça ilk haftaya göre kadroda b...

    U 15 Haberleri

    U 15 Türkiye Finali yer ve tarih açıklandı...

    U 15 Türkiye Finali yer ve tarih açıklandı...

    U 15 Türkiye Şampiyonası final müsabakalarının yapılacağı yer ve tarihi belli oldu... U 15 Türkiy...

    Program

    Sonuçlar

    • Nilüfer 1987 vs Arabayatağpı

      07.12.2019 1 - 7
    • Arabayatağı vs Elmasbahçeler U 14

      30.11.2019 10 - 1
    • Orhangazi F. K. vs Arabayatağı U 14

      23.11.2019 0 - 2
    • Arabayatağı vs Dikkaldırım U 14

      20.11.2019 5 - 1
    • M. K. Paşa vs Arabayatağı U 14

      17.11.2019 0 - 12

    Dokümanlar

    Mekik Testi Beep ve Derece Değerlendirme

    Mekik Testi Beep ve Derece Değerlendirme

    Mekik Koşusu Beep sesini indirmek için tıklayın... (libraries/beep-test.wav)

    Takip Edin...

    Futbol Eğitmeni     Ali ÖZGEL      aliozgel_com                                                                                                          

    Email: Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.   Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
    Website: www.aliozgel.web.tv, www.aliozgel.com
    Futbol Eğitimi    Futbol Antrenman  Futbol Taktik  Futbol Kültürü  Okul Sporları Futbol Videoları  Futbol Antrenman Bilimi  Football Education  Football training  Futbol Video All or Nothing  THE CLASS OF 92  
     
    JoomShaper
    www.aliozgel.com Site Analizi